Yaşanmamışlıklarım var benim kimseyle paylaşmadığım, kimseye anlatamadıklarım. Öyle derin yaralarım var ki saçma sapan bir şey gördüğümde bile gözlerim dolar bazen, kaldırır yaralarımın kabuklarını birer birer. Ama yine susar ve içerim…
Ne sen leyla’ sın ne de ben mecnun
Ne sen yorgun ne de ben yorgun
Kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu …
Ne sen bulutsun ne de ben yağmur
Ne sen mağrur ne de ben mağrur
Hüzünlü bir akşam susmuşuz durgunuz hepsi bu …
Her tarafta dolaşıyor bu sözler, kimi şairlerin şiirlerinde, kimi şarkıcıların parçalarında, kimi ayyaşların şaraplarında, benimse sancılarımda…
Diyeceksiniz ki erkek adam bu kadar üzülür mü? Üzülür… Asıl erkek adam üzülür, çünkü erkek adam bilir derdi, kederi, sevmeyi, ayrılığı… Bir insan…
Olmayan sevgilime ithafen - İstanbul’u martılar basmış sevgilim yüreğimdeki tik taklar gibi çığlıkları dolduruyor gökyüzünü ve bizim seninle çay içemediğimiz Kireçburnu geliyor aklıma. Biliyor musun sevgilim belki de biz simit atamadığımız için martılar isyanda olabilir mi? Ne dersin?
İsmail Abi'nin aşk acısı..
- İsmail Abi :
- Dede :
- İsmail Abi :
- Mecnun :
- İsmail Abi :
- Mecnun :
- İsmail Abi :
- Macnun :
- İsmail Abi :
İsmail Abi, Leyla öldü..
- Doktor :
- İsmail Abi :
- Mecnun :
- İsmail Abi :
- Mecnun :
- İsmail Abi :
- Mecnun :
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalımFalanca durağa şimdi…





